Akıllı Şehirlere Yolculukta En Önemli Araç: Veri

November 28, 2017

"Tarihte ilk defa Dünya nüfusunun yarısı şehirlerde yasamaya başladı." Cümlesini, açılış konuşmalarında ve sunumlarda duyalı, raporlarda ve bloglarda okuyalı iki koca yılı geçti. Hızla artan nüfus ve gelişen teknoloji beraberinde mevcut is modellerini kökten sarsan ‘yıkıcı kent çözümleri’ günlük yaşantımıza girerken, yerel yönetimlerin resmi iyi görmesine, ihtiyaca yönelik çözümler geliştirmesine, riskleri öngörmesine ve zamanında önlem almasına yardımcı olacak en önemli araç: VERİ

 

Araştırmalarımızda en yoğun yaşadığımız sıkıntı veri eksikliği, verinin standart olmaması veya veri paylaşımı ile prosedürlerin veri paylaşımını destekler nitelikte olmamasıydı. Bir örnek vereyim; sehir ici ulasimda yol güvenliğini iyileştirmek için beş̧ şehirde araştırma yaptık ve geçmişe dönük trafik kaza verilerini inceledik. Projede en çok zorlandığımız konu, kaza noktalarının tespitiydi. Bazı kazalar çatı üstlerinde, bazıları trafiğin olmadığı alanlarda görünüyordu. Neden? Trafik kaza verisini toplayan memura doğru bir eğitim verilmemiş, kaza koordinatlarının neden önemli olduğu doğru aktarılmamış. Bu projede yer alan bir belediyemiz, kendi inisiyatifi ile il emniyet müdürlüğünden topladığı trafik kaza verisini kâğıt ortamından bilgi işlem ekibinin yoğun mesaisi ile bilgisayara geçirmişti.

 

Pek çok STK çalışanı, akademisyen, start-up lardan yerel yönetimlerden ya da ilgili kamu kurumlarından veri edinmenin ne kadar zor olduğunu çok kez duydum. Aynı belediyenin iştirakleri ile arasında dahi veri paylaşımı sorunlu. Veri paylaşmanın yanı sıra, verinin standardı yok ya da ortak bir veri tabanı kullanılmıyor. Yasal düzenlemeler de bu karmaşayı çözmeye yetmiyor.

 

Yerel yönetim seçimlerinden önce bir büyükşehir belediyemizde yaklaşık iki yıl boyunca veri toplama, analizi, proje ekibinin eğitimini de kapsayan yoğun bir çalışma ile kapsamlı bir ulaşım ana planı hazırlandı. Seçimlerden sonra göreve başlayan yeni belediye başkanı ve ekibi bu planı çöpe atıp, birkaç katı maliyetle yeni bir danışmanlık ihalesine çıktı ve bir önceki dönemde bu plan için çalışan uzmanları başka birimlere yönlendirdi. Bunu ciddi bir kaynak israfı olarak görüyorum. Hiçbir plan kusursuz değildir. Üzerinde çalışıp iyileştirilebilir, yetişmiş insan kaynağı kullanılabilinirdi. 

 

Geçtiğimiz sene Portland eski Belediye Başkanı Sam Adams etkinliğimizde konuşmacıydı. Portland’daki başarı hikayesini anlatırken, geliştirdikleri projeler için performans hedefleri belirlediklerini ve başlattıkları projelerin performanslarını yakından takip ettiklerini anlatmıştı. Buradan Barcelona örneğine geçeceğim. Akıllı şehirler listesinde öne çıkan Barcelona’da 2014 yılında hava kirliliği halk sağlığını tehdit eden boyutlara varmış ve o dönemde yapılan araştırmalarda hava kirliliğinin her yıl 3500 kişinin erken ölümüne sebep olduğu tespit edilmiş. Bunun akabinde Barcelona yönetimi kapsamlı bir kentsel hareketlilik planı geliştirmiş. Trafiği %21 oranında azaltmayı hedeflemişler. Şehir merkezlerinde araç hareketliliğini en aza indirecek ‘superblocks’ konseptini uygulamaya koymuşlar. Basitçe 9 blokluk bölgelere toplu ulaşım ve araç ile ulaşımı sağlarken, bloklar arasında hızı 10 km/s’e indirmişler ve parklanmayı yer altına almışlar. Böylece alan, yayalara, bisikletlilere kalmış. 5 mahallede pilot uygulaması yapılmış. 2008’de yayalaştırılan bir bölge superblock uygulamasına dönüştürülmüş. Sonuçlar etkileyici! Yayalara ayrılan alan %45’ ten % 74’e yükselirken, bu bölgedeki gürültü 66,5 dba’den 61 dba’ye düşmüş, hava kalitesinin önemli göstergelerinden nitrojen oksit emisyonu %42 azalırken, PM2 %38 azalmış. Ekonomik aktivite de bağlantılı olarak artmış̧. Önümüzdeki on yıl içerisinde atik yönetimi ile 4 milyar dolarlık gelir kazanımı hedefliyorlar. İstanbul Buyuksehir Belediyesi’nin bütçesinin 42 milyar TL, trafik sıkışıklığından kaynaklı ekonomik kaybın yaklaşık 6 milyar TL olduğu düşünüldüğünde, hiç fena değil Barcelona’da katı atık yönetimi ile sağlanacak kazanım.

 

Benzer rakamları Tarihi Yarımada’nın yayalaştırılması sonrasında 2014 yılında gerçekleştirdi

 

ğimiz, yayalaştırmanın etkilerini analiz ettiğimiz çalışma sırasında da görmüştük. Yerel esnaf yaklaşık %80 oranında yayalaştırmadan memnundu. Laleli İş Adamları Derneği yayalaştırmanın ekonomik katkısını fark edince kendi bölgelerinin de yayalaştırılması için finansal katkıda bulunmuştu. 2011 yılında başlayan yayalaştırmanın ciroya etkisi %20 artış olarak gözlemlenmişti. Bu veriler, araç değil insan odaklı uygulamaların etkilerini göstermek için önemli. 2014 yılındaki araştırmamızda da yayalaştırmanın başında mevcut durum neydi, hava kalitesi ne durumdaydı, sokakların yayalaştırılmasında öncelikli unsurlar nelerdi, ekonomik durum nasıldı, vb konulara ilişkin veri olmadığı için çalışmamızı anketler ve odak grup toplantıları ile gerçekleştirmiştik. Projenin maliyetine ilişkin net bilgiyi ise bölük pörçük edindiğimiz bilgilerle, UKOME karar yazıları ile toplayabilmiştik. Çok kıymetli ve dünyada ciddi ilgi gören bir çalışma halbuki, İstanbul’un Tarihi Yarımada’sının yayalaştırılması. Bu arada, Tarihi Yarımada ile ilgili yayımladığımız “Herkes İçin Erişilebilir İstanbul- Kamusal Alanlar ve Toplumsal Yaşam” başlıklı ilk rapor Çince’ye çevrildi. Yakında yayımlanacak. Gurur verici.

 

On yıl önce, şehircilikle ilgili bilişim çözümlerinin önüne ‘smart’ tan önce ‘intelligent’ konduğu dönemde, yerel yönetimlerde veri analizinin yapılmaması ve dolayısıyla kayıp ve kaçağın tespit edilememiş olduğunu fark eden yerel bir bilişim şirketimiz, MIS, GIS ve CRM sistemlerini ortak bir altyapıda birleştirip, veri analizlerini tamamladıktan sonra, ekonomik kaybı belediye başkanlarına sunup, bu sistemlerin kullanımıyla sağlanacak tasarruf üzerinden çalışmalarının karşılığını alacağı bir iş modeli geliştirmişti. Fark edilememiş ekonomik kayıp o kadar büyüktü ki! Gecen on yılda değişimin, yerel yönetimlerde veri odaklı karar verme konusunda ilerlemenin yeterince hızlı olmadığını gözlemledim. ‘Bunlar kimin umurunda, başkan alacağı oya bakar! Beş yılda vatandaşı memnun edecek, iş yaptığını kanıtlayacak yol, köprü, metro yapar, bir sonraki döneme hazırlanır.’ söylemleri geçerliliğini yitirmeli.

Doğru ekip kuran, teknolojiyi ve trendleri doğru okuyabilen, vatandaşın ihtiyaçlarını doğru tespit edip, hizmetler sunan yerel yönetimlerimizin başarılarını da takdir ediyorum. “Ölçemediğiniz şeyi iyileştiremezsiniz’ sözünü içselleştirmek gerek. Her belediye başkanının, kendisine doğrudan rapor vereceği bir Chief Information Officer’i olması gerektiğini düşünüyorum. Geliştirilen projelerin mevcut durumu ve sonrasında yapılan iyileştirmeleri doğru analiz edip başkana ve kent yönetimine sunacak bir ekibin olması, bilgiye ve veriye dayalı kararların alınması, yatırımların yapılması, önceliklendirilmesine katkıda bulunacaktır; Her belediyede istatistik departmanları kurulmalı. Yapılan analiz ve araştırma sonuçlarının, karar vericilere ve vatandaşlara paylaşımı konusunda anlaşılabilir bir şekilde özetlenmesi için bu departmanda ekonomist, iletişimci ve grafik tasarımcılar da yer almalı. Bu birimin farklı birimlerle multi disipliner çalışmaları yürütebilir bir yapısı olmalı. STKlar, üniversiteler, start-uplar, girişimciler…vb yapılar ile iş birliklerine, ortak proje geliştirmeye de açık olmalı.

 

Kaynakların doğru ve etkin kullanmanın, kentlerin gelişimine yönelik akıllıca kararlar vermenin yolu, öncelikle veriden, verinin islenmesi ve analizi ile elde edilecek bilgiyi doğru okuyacak sağlam bir ekip ve liderlerden geçer. Aksi takdirde, içi boşatılmış pek çok kavram gibi ‘akıllı şehir’ gerçekte ne ifade ettiği belli olmayan ucuz bir pazarlama ve iletişim aracı olmaktan öteye gidemez.

 

--Bu makalenin tamamı, ITU Vakfı Dergisi, Akıllı Şehirler sayısında yayımlanmıştır. Çok değerli isimlerin katkıda bulunduğu bu sayıyı okumanızı öneririm. --

Share on Facebook
Share on Twitter
Share on Linked in
Please reload

Featured Posts

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Recent Posts
Please reload

Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square